Gelişmiş Arama
Anasayfa Site Haritası İletişim
 
Ana Sayfa > Basında Vergi > Zeki Kurtçu > Finansal İşlemler Vergisi'nde Gelişmeler - 01/11/2011...
 

Finansal İşlemler Vergisi'nde Gelişmeler - 01/11/2011

Zeki Kurtçu (Deloitte Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi ve Ortağı)

INFOMAG - Kasım 2011


Daha önce yıl içinde tartışılan ve Avrupa borç krizi ile mücadele çerçevesinde Avrupa Fiyat İstikrar Fonu’nu güçlendirmek için bir kaynak olarak düşünülen bu vergi Almanya-Fransa zirvesinin ardından bir niyet olarak açıklanmıştı.

AB Komisyonu Ekim ayının başlarında Finansal İşlemler Vergisi (FİV) ile ilgili olarak bir Direktif yayınladı. Buna göre FİV’in 2014 başında yürürlüğe girmesi ve finansal işlemler üzerinden çok düşük bir oranda alınması öngörülüyor. Akla ilk gelen soru acaba bu öneri Avrupa Birliği çapında uygulanacak bir yasa haline dönüşebilir mi? Bu “vergi” ile ilgili bir husus olduğundan böyle bir yasanın geçmesi için Avrupa Birliği çapında 27 ülkenin oybirliği gerekiyor. Bu sorunun yanıtı aranırken İngiltere’den hemen bir uyarı geldi, “bu yasayı ancak global bazda uygulanabilecek bir vergi olursa destekleriz”.

Bu açıklamanın iki yönden çok önemi var. Birincisi İngiltere böyle bir verginin global bazda uygulanmaması halinde finansal işlemlerin Amerika ve Asya piyasalarına kayabileceğini görüyor ve Londra’nın finansal rekabetteki üstünlüğünü kaybedebileceğini düşünüyor. İkincisi ise global bazda bir vergi kuralını hayata geçirmenin ne kadar zor bir konu olduğunu bize hatırlatıyor. Konu ile ilgili ABD tarafından gelen destek sinyalleri karışık, Asya tarafından ise henüz bir ses yok, ben herhangi bir destek geleceğini de beklemiyorum. Konu açık bir çıkar çatışması ile ilgili olduğundan avantajlı durumda bulunan ülkelerin buna evet demesi zor.

Diğer taraftan tasarının vergi tekniği yönünden uygulama güçlüklerini görüyoruz. Tasarıda nasıl bir mekanizma var ve neler vergilenecek diye bakınca iki temel unsur görüyoruz;

  • bir finansal şirketin bir finansal enstrüman ile ilgili yaptığı bir işlem ve,
  • işleme taraf olanlardan birinin AB’de yerleşik bir kurum veya ikamet eden bir kişi olması.

Bu tanımlar derinlemesine işlenmeden ve ayrıntıları ile düzenlenmeden verginin sadece AB mukimi kişi ve kurumlar ile sınırlı tutulabilmesi, işlemle ilgili olmayan kurumların dışarda bırakılması oldukça zor görünüyor. Diğer bir anlatımla bu kadar geniş tanımlar içinde konuya taraf olmayan bir ABD’li veya Japon şirketin verginin muhatabı durumuna düşmesi olasılık dahilinde. Diğer taraftan AB mukimi kişi ve kurumların bu vergiden kaçınmak için işlemlerini AB mukimi olmayan kişiler üzerine aktarması ihtimalini de gözden uzak tutmamak gerekiyor.

Sonuç olarak FİV’in bugün itibariyle geldiği durum ve konu etrafındaki tartışmalar, söz konusu verginin şu aşamada gerçeklikten oldukça uzak bir konumda olduğunu ve daha çok politik bir söylem ve arzudan öteye gidemediğini gösteriyor. Aslında uygulanabilse, uzun vadede AB içindeki finansal krizlerde kullanılabilecek önemli bir garanti unsuru ortaya çıkarılabilecek ve krizlerin sigortası olabilecek bir vergi önerisi bu.

Konuyla ilgili gelişme ve tartışmaları büyük bir merakla izliyor olacağız.




Yasal Uyarı
Hızlı Menü : Ekle Kaldır
Yazdır Arkadaşına gönder
©2012 Deloitte Türkiye. Deloitte; bir veya birden fazla, ayrı ve bağımsız birer yasal varlık olan, İngiltere mevzuatına gore kurulmuş olan Deloitte Touche Tohmatsu Limited ve üye firma ağına atfedilmektedir. Deloitte Touche Tohmatsu Limited ve üye firmalarının yasal yapısının detaylı açıklaması için lütfen www.deloitte.com/about adresine bakınız.