Gelişmiş Arama
Anasayfa Site Haritası İletişim
 
Ana Sayfa > Basında Vergi > Zeki Kurtçu > Transfer Fiyatlandırması Düzenlemeleri 4 üncü Yılında...
 

Transfer Fiyatlandırması Düzenlemeleri 4 üncü Yılında - 03/11/2010

Zeki Kurtçu (Deloitte Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi ve Ortağı)
 
INFOMAG - Kasım 2010

2006 yılında yeni Kurumlar Vergisi Kanunu ile yapılan düzenlemeler ve 2007 yılında 1 Sayılı Tebliğ ile ile ilgili yapılan açıklamalardan sonra, dünyada uygulanmakta olan en modern ve en ileri vergi denetim tekniği olan Transfer Fiyatlandırmasının son 4 yılda geçirdiği gelişimi ve bugünkü durumunu inceleyelim.

1980’li yıllardaki kamyon tepesinde mal hareketlerini takip etme (sevk irsaliyesi dönemi), ve mal hareketlerini belge düzeni içinde kavrama girişimlerinden sonra (anlaşmalı matbaalarda fatura bastırılması vs.), 2006 yılında nihayet modern bir vergi tekniği olan Transfer Fiyatlandırması ile tanıştık. Burada fiziki mal hareketlerine ve belge düzenine dayanan denetimlerin yararsız olduğunu söylemiyorum, sadece bu geleneksel denetim tekniklerinin modern bir denetim şekli olan Transfer Fiyatlandırması denetimleri olmadan eksik kalacağını söylemek istiyorum.

Transfer fiyatlandırması düzenlemeleri esas itibariyle ve özetle, ilişkili iki taraf arasındaki mal ve hizmet alışverişinin doğru fiyattan yapılıp yapılmadığının araştırılması ve tespitidir. Bu araştırma ve tespitleri yapabilmek için klasik bir vergi incelemesinde görev alan ekiplerden farklı bir yapı ile ortaya çıkmak gerekir. Bu tür yeni inceleme konseptinde maliye kökenli vergicilerin yanı sıra ekonomistlerin ve endüstri uzmanlarının da yer alması gerekir. Aynı şekilde bu konuda danışmanlık yapan ve rapor hazırlayan/hazırlanmasına yardımcı olan danışmanlık şirketleri de vergicilerin yanında ekonomistleri ve endüstri uzmanlarını kadrolarında bulundurmaları gerekir.

Tabii ki böyle bir yapılanma hem idare tarafında hem de danışmanlık firmaları bakımından, bu konuda çalışacak ekonomist ve endüstri uzmanlarının istihdam edilmelerini ve yapacakları işler için Transfer Fiyatlandırması mevzuatı ve kullanacakları aygıtlar ile bilgisayar programları konusunda eğitilmelerini gerektirir. Bu da ancak belli bir program dahilinde yapılabilir, zaman ve yatırım gerektirir.

Bugün geldiğimiz noktaya baktığımızda sistemin çalıştırılabilmesi için altyapının henüz tam olarak hazır olmadığını görmekteyiz. Bu izlenimi aşağıdaki bulgulardan dolayı ediniyoruz;

  • Transfer Fiyatlandırması (TF) raporlarının yazdırılması ve güncelleştirilmesi konusunda ihtiyarilik yaklaşımından zorunluluk yaklaşımına geçilmemiştir. Yani TF raporları ancak inceleme elemanlarınca talep edildiğinde hazırlanmakta ve sunulmaktadır. Ancak bu raporların hazırlanması ve her yıl güncellenmesi hususu inceleme elemanından talep gelmesi haline bırakılmamalıdır, zira bu şekilde bu işlemlerin büyük bir bölümü denetim dışında kalmaktadır.
     
  • TF Raporların düzenlenmemesi veya eksik düzenlenmesi halinde uygulanacak ceza hükümleri henüz yeterli açıklığa kavuşturulamamıştır veya yeterince caydırıcı değildir.
     
  • TF raporlarında ve vergi incelemelerinde yapılacak fiyat karşılaştırmalarında Uluslararası kabul gören veri tabanlarının (Örneğin Amadeus) kullanılıp kullanılamayacağı belli değildir. Ulusal veri tabanları oluşuncaya kadar en az 5 veya 10 yıl süre ile yabancı veri tabanlarının fiyat karşılaştırmalarında kullanılabileceğinin düzenlenmesi ve bunun güvence altına alınması gerekir. Yakın zamanlarda verilen bazı yargı kararlarında, yabancı veri tabanlarının fiyat karşılaştırmalarında kullanılamayacağı belirtilmekte/veya tavsiye edilmektedir.

Getirilen Transfer Fiyatlandırması düzenlemelerinden beklenen kamu maliyesi faydası sağlanmışmıdır ve piyasaları düzenleyici , haksız rekabeti önleyici etkisi realize olmuşmudur sorularına şu aşamada maalesef “evet” cevabını veremiyoruz. AB/ABD vergiciliğinde, modern vergiciliğin temel eksenini oluşturan Transfer Fiyatlandırması müessesesi bizde henüz etkin bir şekilde kullanılamamaktadır.

Bu konuda yapılacak çalışmalar için harcanacak kaynak ve çabaların getirisinin çok büyük olacağı, ülkemizin mali hukuk uygulamaları standartını yükselteceği, dışa açılma konusunda ABD/AB ile uyum getireceği ve itibar kazandıracağı unutulmamalıdır.




Yasal Uyarı
Hızlı Menü : Ekle Kaldır
Yazdır Arkadaşına gönder
©2012 Deloitte Türkiye. Deloitte; bir veya birden fazla, ayrı ve bağımsız birer yasal varlık olan, İngiltere mevzuatına gore kurulmuş olan Deloitte Touche Tohmatsu Limited ve üye firma ağına atfedilmektedir. Deloitte Touche Tohmatsu Limited ve üye firmalarının yasal yapısının detaylı açıklaması için lütfen www.deloitte.com/about adresine bakınız.