1- Öncelikle konuyu açıklığı kavuşturmak açısından yatırım indiriminin ne olduğu ve ne zamandan beri kaldırıldığı, kurumlar vergisinin de ne olduğu ve ne zaman oranının düşürüldüğü konusunda bilgi verebilir misiniz?
Yeni Kurumlar Vergisi Kanunu hazırlanırken kurumlar vergisi oranının %30’dan % 20’ye düşürüleceği zaten planlanıyordu ve nitekim 21 Haziran 2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren yeni Kurumlar Vergisi Kanunu (5520 sayılı Kanun) ile kurumlar vergisi oranı 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere %30’dan %20’ye indirildi. Yeni Kurumlar Vergisi Kanunu Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmeden yaklaşık iki buçuk ay kadar önce 8 Nisan 2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 5479 sayılı Kanun ile de, gene 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, Gelir Vergisi Kanunu’nda “Ticari ve Zirai Kazançlarda Yatırım İndirimi İstisnası” nı düzenleyen 19. Madde yürürlükten kaldırıldı. Dolayısıyla, 1 Ocak 2006 tarihi itibariyle gelir/kurumlar vergisi mükelleflerinin yatırım faaliyetlerini önemli ölçüde teşvik eden yatırım indirimi istisnası uygulaması kaldırılırken gene aynı tarih itibariyle kurumlar vergisi oranı %30’dan %20’ye düşürülmüş oldu. Kaldırılan yatırım indirimi istisnası hükümlerine göre ; dar mükellefiyete tabi olanlar dahil, ticari veya zirai kazançları bilanço esasına göre tespit edilen gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri faaliyetlerinde kullanmak üzere satın aldıkları veya imal ettikleri amortismana tabi iktisadi kıymetlerin maliyet bedellerinin %40’ını gelir/kurumlar vergisi matrahlarının tesbitinde “yatırım indirimi istisnası” olarak matrahtan indirebiliyorlardı. Kazancın yetersiz olması sebebiyle kullanılamayan yatırım indirimi istinası tutarı ise endekslenerek -herhangi bir kullanım süresi kısıtlaması olmaksızın- gelecek yıllara devredilip kullanılabiliyordu. Bu uygulama özellikle yoğun yatırımları olan reel sektördeki (imalat, enerji üretimi vb.) yatırımcılara büyük mali destek sağlamakta ve herşeyden önce ülkemizin çok ihtiyaç duyduğu yatırım faaliyetlerini bir nebze olsun teşvik etmekteydi. İşte bu uygulama 1.1.2006 itibariyle kaldırılmış bulunuyor ve artık yatırım yapmak isteyene gelir/kurumlar vergisi teşviği yok.
2- Kurumlar vergisinin indirilmesinden kaynaklanan vergi kaybının, yatırım indiriminin kaldırılmasıyla dengelenmeye çalışıldığı söyleniyor. Bu konudaki yorumlarınızı alabilir miyiz? Ayrıca yatırımcıya bu konuda bir opsiyon sunuluyor mu (vergi indirimi alırsan, yatırım indirimi alamazsan gibi)?
Evet, sonuç itibariyle kurumlar vergisi oranının indirilmesinden kaynaklanan vergi kaybının, yatırım indirimi istisnası uygulamasının kaldırılması yoluyla telafi edilmesine çalışılmaktadır. Yatırım indirimi istisnası uygulamasını kaldıran 5479 sayılı Kanun ile Gelir Vergisi Kanunu’na eklenmiş bulunan Geçici 69. Madde hükümlerine bakıldığında bunu açıkça görebilirsiniz. Zira, bu geçiş hükümlerine göre Gelir ve Kurumlar vergisi mükellefleri ;
a)31.12.2005 tarihi itibariyle mevcut olup, 2005 yılı kazançlarından indiremedikleri yatırım indirimi istisnasını,
b)24.04.2003 tarihinden önce yapılan müracaatlara istinaden düzenlenen yatırım teşvik belgeleri kapsamında Gelir Vergisi Kanunu’nun 4842 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmadan önceki Ek 1.- 6. Maddeleri çerçevesinde başlanmış olan yatırımlar için teşvik belgesi kapsamında 01.01.2006 tarihinden sonra yapılacak yatırımlar nedeniyle 31.12.2005 itibariyle yürürlükte bulunan mevzuata göre hesaplanacak yatırım indirimi istisnasını (24.4.2003 öncesinde teşvik belgesi kapsamında %100 oranında yatırım indirimi istisnası kullanma imkanı da mevcuttu, ancak 24.4.2003 itibariyle teşvik belgesi alma zorunluluğu kaldırılıp istisna oranı da %40’a indirilmişti),
c)Gelir Vergisi Kanunu’nun 1.1.2006 itibariyle yürürlükten kaldırılmış bulunan 19. Maddesi hükümleri çerçevesinde, 01.01.2006 tarihinden önce başlanan yatırımlarla ilgili olarak iktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz eden ve 1.1.2006 tarihinden sonra yapılan yatırımlar için 31.12.2005 itibariyle yürürlükte bulunan mevzuata göre (yani %40 oranı kullanılarak) hesaplanacak yatırım indirimi istisnasını
sadece 2006, 2007 ve 2008 yılı kazançlarından istisna olarak indirebilme imkanına sahip olacaklar. Bu sürede kullanılamayan yatırım indirim istisnası tutarı devam eden yıllarda indirilemeyecek, böylece geçmişte kazanılmış hak kaybedilmiş olacak.
Ancak, mükellefler yatırım indirimi istisnası haklarını kullandıkları takdirde vergi oranı olarak 31.12.2005 itibariyle yürürlükte bulunan mevzuattaki gelir/kurumlar vergi oranlarına tabi olacaklardır. Bu şu anlama geliyor : 2006, 2007 ve 2008 yıllarında yatırım indirimi istisnası kullanan gelir vergisi mükellefleri 31.12.2005 tarihinde yürürlükte bulunan gelir vergisi tarifesini, kurumlar vergisi mükellefleri ise gene 31.12.2005 itibariyle yürürlükte bulunan %30 kurumlar vergisi oranını esas almakla yükümlü tutuluyorlar. Dolayısıyla, 2006, 2007, 2008 yıllarında yatırım indirimi istisnası kullanmayı tercih eden şirketler yatırım indirimi istisnasından yararlanmanın bedeli olarak %20 yerine %30 oranında kurumlar vergisi ödemek zorunda kalacaklar. Eğer yatırım indirimi istisnası haklarını kullanmaktan feragat ederlerse yeni kurumlar vergisi oranını (%20) uygulama imkanına sahip olacaklar.
3- Yatırım indiriminin kaldırılması sizce Türkiye'de en çok hangi sektörleri etkiyelecek? Bunun etkilerini görmeye başladık mı? Analiz edebilir misiniz?
Yatırım indirimi istisnasının kaldırılması öncelikle gerçek ve istikrarlı bir biçimde katma değer yaratan, istihdam sağlayan ve uzun vadede Türkiye’nin kalkınma ve milli gelir düzeyini yükseltecek imalat sektörünün tamamını olumsuz yönde etkileyecektir. Hizmet sektörünün de yatırımları oluyor ama esas katma değer yaratan özellikle “ağır sanayi” diye adlandırılan imalat sektörü, büyük yatırımlar yapılmasını gerektirdiği için yatırım indirimi istisnası gibi bir vergi teşviği bu alanda zaten çok kısıtlı sayıda olan yatırımcılara büyük destek sağlıyordu, artık böyle bir destek de olamayacak. Bu uygulamalar bizleri toplum olarak giderek artan oranda yatırım-imalat faaliyetlerinden elini ayağını çeken ve sadece tüketen bir toplum haline gelmemizi teşvik edecektir. Dolayısıyla cari açığın büyümesine olumsuz anlamda katkı sağlaması muhtemel gözükmektedir. Yukarıda özet olarak değindiğimiz geçiş hükümlerinden (GVK Geçici Madde 69) anlayacağınız üzere, geçmişte yatırım yapmış olup da kazanmış olduğu yatırım indirimi istisnası hakkını kullanana bu sefer vergi indiriminden yararlanma hakkı tanınmıyor. Dolayısıyla, kazanılmış bir hakkın kullanımı cezalandırılıyor aslında. Bu uygulamanın Anayasa’ya uygunluğu tartışılır, kazanılmış hakların kullanımına sonradan kısıtlamalar getirilmiş durumdadır. Kazanılmış hakların kullanımının sonradan hem süre olarak kısıtlanması hem de kazanılmış bir hakkın kullanımı sebebiyle yeni düşük kurumlar vergisi oranının uygulanmasının engellenmesi mükelleflerce dava konusu yapılabilir.
4- Kurumlar vergisi indiriminin Türkiye'ye ne gibi faydalar sağlayacağına inanıyorsunuz?
Kurumlar vergisi oranının indirimi ilk bakışta yabancı yatırımcıları olumlu yönde etkiliyor, ilgilerini biraz daha arttırıyor. Ancak, yatırım indirimi istisnası uygulamasına son verilmesi neticesinde, artık fabrika kurup yatırım yapmak hiç cazip değil. Bundan sonra gelecek yabancı sermaye imalat yapmaya değil, daha ziyade hizmet (ağırlıklı olarak finans) ve ticaret alanlarında iş yapmaya gelecektir. Bu durumda imalat sektörünün katma değeri ile hizmet-ticaret sektörünün katma değerini (istihdamı arttırma, ihracata katkı, cari açığı azaltmaya katkı vb.) çok iyi karşılaştırmak gerekiyor. Aslında kurumlar vergisi oranının indirimi, yatırım indirimi istisnasının da aynı zamanda kaldırılması sebebiyle Maliye İdaresi’nin vergi gelirlerini arttıracak.
Varsayalım ki bir şirketin 100 YTL’lik yatırım harcaması ve dolayısıyla 2006 yılında 40 YTL’lik (=100*%40) kullanabileceği önceki yıldan devreden yatırım indirimi istisnası var. 2006 yılı istisna kullanımı öncesi vergi matrahının 100 YTL olduğu farz edilirse ; bu şirket, 2006 yılında yatırım indirimi istisnası kullanmayı tercih ederse %30 oranında kurumlar vergisi ödeyecek. Bu istisnayı kullanmaktan feragat ederse de kurumlar vergisini %20 oranında uygulayacak.
Aşağıdaki karşılaştırmalı tablodan düşük kurumlar vergisi uygulamasının yatırım yapan sektörden elde edilecek vergi gelirlerinde artış sağladığı açıkça görülebilir.
|
|
Yatırım indirimi istisnası kullanılırsa (2006)
|
Yatırım indirimi istisnası kullanılmazsa (2006)
|
|
Dönem Karı
(yatırım indirimi istisnası indirimi öncesi) (A)
|
100
|
100
|
|
Yatırım İndirimi İstisnası
|
(40)
|
-
|
|
Kurumlar Vergisi Matrahı
|
60
|
100
|
|
Uygulanacak KV Oranı
|
% 30
|
% 20
|
|
Hesaplanan KV (B)
|
18
|
20
|
|
KV Yükü (B/A)
|
%18
|
%20
|
Dolayısıyla, yatırım indirimi istisnası kullanmaya hak kazanmış olup da sırf düşük kurumlar vergisi oranına tabi olayım, diye bu haktan vazgeçecek yatırımcılar aslında Maliye Idaresi’nin elde edeceği kurumlar vergisi gelirlerinde çok kabaca %2 civarında bir artışa katkıda bulunmuş olacaklardır.
5- Her iki konuda da yatırımcıların hangi konulara dikkat etmesi ve hangi adımları atması gerekiyor, yorumlar mısınız?
2006 yılında kullanılabilecek yatırım indirimi istisnası bulunan kurumların bu istisnayı kullanmanın mı yoksa kullanmamanın mı daha avantajlı olup olmadığına gerekli maliyet-fayda analizlerini yaparak karar vermelidirler. Yukarıdaki tablo, analiz için fikir verecektir. Ayrıca, Maliye Bakanlığı’nca, 7 Ağustos 2006 tarihinde, yatırım indirimi istisnası uygulamaları ile ilgili olarak detaylı açıklamalar içeren 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Sirküleri/3 yayımlanmıştır. Bu sirkülere göre aşağıdaki hususlara dikkat edilmesi gereklidir :
a)2006 yılı için yatırım indirimi istisnasından yararlanmak isteyenlerin 2006 yılı II. Geçici vergi beyan süresinin sonu olan 14 Ağustos 2006 tarihine kadar yatırım indirimi istisnası kullanıp kullanmama yönünde tercihlerini belirlemeleri gerekiyor.
b)2006 / I. Geçici vergi döneminde istisnadan yararlanıldığı halde II. Geçici vergi döneminde yararlanmama tercihi yapılabilecek, bu durumda I. Geçici vergi beyanına yönelik herhangi bir düzletme işlemi yapılmayacaktır. Ancak, 14 Ağustos’a kadar istisnadan yararlanmama (yani %20 kurumlar vergisine tabi olma) yönünde tercih yapılırsa 2006 yılı sonundaki yıllık kurumlar vergisi beyanında bu tercihten vazgeçmek mümkün olmayacaktır.
c)2005 yılı kazancından indirilemeyerek 2006’ya devreden yatırım indirimi istisnası tutarları endekslemeye tabi tutulmuş değerleri ile 2006, 2007 ve 2008 yıllarında indirilebilecektir.
d)Yatırım indirimi istisnasını kullanma kararı her yıl için bağımsız olarak alınabilecektir. 2006 yılına yönelik tercih belirleme için verilen son tarih 14 Ağustos 2006’dır. 2007 ve 2008 yıllarında ise mükelleflerin tercihlerini ilk geçici vergi dönemine ilişkin beyannamelerin verileceği tarihe kadar yapmaları gerekmektedir.
6- Sizce bu iki konuda da hala yapılması gerekenler var mı?
Kurumlar vergisi oranındaki indirim yabancı yatırımcıları çekmek açısından olumlu bir düzenleme. Ancak, bu düzenlemenin getireceği kayıpların yatırım indirimi istisnası teşviğinin kaldırılması ile telafi edilmeye çalışılması özellikle kazanılmış yatırım indirimi istisnası kullanım hakkı olan yatırımcıları olumsuz etkileyecektir. Eğer düşük kurumlar vergisi yeterince sermaye çekmekte etkin olmazsa, bu uygulamalar sadece kısa vadede vergi gelirlerini biraz arttracaktır. Uzun vadede ise yatırımların giderek azalması sonucu vergi gelirleri de azalacaktır. Deyim yerindeyse bu uygulamalarla “kaz gelecek yerden tavuk esirgenmekte” dir.
7- Her iki konuda da bizim aklımıza gelmeyen ama sizce önemli olan başka unsurlar var mı?
7 Ağustos 2006 tarihinde Maliye Bakanlığı’nca yayımlanan KVK-3/2006-3/Yatırım İndirimi – 2 numaralı Kurumlar vergisi sirkülerinde özel hesap dönemi kullanan mükelleflerin yatırım indirimi istisnasını nasıl kullanacakları açıklanmıştır. Buna göre, 2005 yılında başlayıp 2006 yılında sona eren özel hesap dönemine sahip kurumlar vergisi mükelleflerinin, 31.12.2005’e kadar yaptıkları harcamalardan hesaplanan yatırım indirimi istisnası ile devreden yatırım indirimi istisnası tutarı toplamı, 2005 yılında başlayıp 31.12.2005’e kadar olan dönem kazancından indirilebilecektir. Artan istisna olursa, artan kısım,1.1.2006 ile 2006 yılında özel hesap döneminin bitiş tarihi arasındaki dönem için bu dönemdeki kazançlardan ve/veya 2007 ve 2008 yılı kazançlarından indirilebilecektir (kurumlar vergisinin %30 oranında uygulanması şartıyla).
8- Eklemek istedikleriniz...
Yukarıda bahsettiğimiz gibi yatırım indirimi istisnasının kaldırılması ile kurumlar vergisi oranının düşürülmesi aynı tarih itibariyle yürürlüğe girmiştir. İstisna kullanıp kullanmama yönünde mükelleflere seçim hakkı tanınmaktadır. Ancak seçim hakkı süre ile sınırlanmıştır. 2008 sonunda da kullanılamayan yatırım indirimi istisnası boşa gitmiş olacaktır. Ayrıca indirim hakkını kullananlar cezalandırılarak %20 yerine %30 oranında kurumlar vergisine tabi tutulmaktadır. Ancak, bu konunun Anayasa’ya aykırılık teşkil ettiği için dava konusu yapılıp kazanılmış hakların kaybının önlenmesi gerektiği kanaatindeyiz. Öte yandan, makroekonomik bazda yatırım indirimi istisnasının kaldırılması, uzun vadede yatırımları olumsuz etkileyeceğinden üretim, istihdam ve hatta milli gelirde azalmaya sebep olabilir. Bu nedenle, yatırım indirimi istisnası uygulamasının tekrardan yürürlüğe konulması gerektiği kanaatindeyiz.