Gelişmiş Arama
Anasayfa Site Haritası İletişim
 
Ana Sayfa > Gündem > G-20 zirvesinin vergisel sonuçları
 

G-20 zirvesinin vergisel sonuçları

Zeki Kurtçu (Deloitte Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi ve Ortağı)
   
INFOMAG - Nisan 2009
  
Dünya ekonomisine en fazla katkı yapan 20 ülkenin katılımıyla ve küresel krizle mücadele gündemiyle gerçekleşen G-20 toplantısı, alınan kararları özetleyen bir sonuç bildirgesi ile sona ermiştir.

Bildirimin ilk maddelerinde toplantının aşağıdaki hususları sağlamak üzere “ne gerekirse” yapılacağı ve “birlikte hareket etmenin” dünya ekonomisini krizden çıkarmak ve bu tür krizlerin tekrarının önlenmesi için ne kadar önemli olduğu vurgulanmıştır. Bunlar;

. güveni tesis etmek, büyüme ve istihdam yaratmak,

. finansal sistemi onarmak ve tekrar borç verebilir hale getirmek,

. finansal düzenlemeleri (regülasyonlar) güvenin tekrar kazanılması için güçlendirmek,

. uluslararası finans kuruluşlarını (IMF/Dünya Bankası) fonlamak ve reforma tabi tutmak,

. global ticaret ve yatırımı özendirmek, korumacılığı reddetmek, refahı desteklemek,

. çevre dostu ve sürekli bir iyileşme sağlamak.

Vergi cennetleri ile mücadele ve bilgi paylaşımı konularında aşağıda değineceğimiz kararlar, finansal regülasyonları güvenin tekrar kazanılmasını teminen değiştirilmesi, güçlendirilmesi bağlamında anlıyoruz. Sonuç bildirgesindeki ilgili paragrafı mümkün olduğunca orijinaline bağlı kalarak çevirdiğimizde karar; “ Kamu maliyesi ve finansal sistemimizi korumak için vergi cennetleri dahil olmak üzere işbirliği yapmayan ülkelere yaptırım uygulamaya hazırız. Bankacılıkta gizlilik çağı artık geride kaldı. Bugün OECD uluslararası bilgi paylaşımına karşı olan ülkeleri gösteren bir liste hazırladı” şeklinde okunabilir.

Ancak sonuç bildirgesinde yer alan birçok iddialı karar gibi bu konudaki hedeflerin de dünyada yerleşik finansman ve ticaret pratiği ile gerçekte örtüşmediğini görmekteyiz. Şöyle ki;

. Ülkeler arasında yatırımları çekmek veya yönlendirmek adına kıyasıya bir vergi rekabeti yaşanmakta ve alınan bütün önlemlere rağmen bu mücadele önlenememektedir. Örnek Hollanda, Belçika, Lüksemburg.

. Bazı ülkeler kendi kamu maliyesi ihtiyaçları için vergi almaya muhtaç değildirler. Örnek, petrol zengini körfez ülkeleri.

. Uluslararası piyasalarda finansmana çıkan kuruluşların damga vergisi, noter harçları, kotasyon ücretleri ve benzeri gereksiz yüklerden kaçınmak için borçlanma senedi ihraç ettiği lokasyonlar. Örnek, Cayman adalar, BVI.

. Bazı ülkeler bilgi paylaşımını sınırlandırmak suretiyle kazandıkları mukayeseli üstünlüğü kaybetmek istemeyeceklerdir. Örnek, İsviçre.

Bütün bu gerçekler ortada dururken yukarıda anılan hedefe ulaşmak kısa vadede mümkün olmayacaktır. Dünyada vergi cenneti olarak, veya bilgi değişimi kurallarına uymayan ülkeler olarak bilinen bu devletler kolay ikna edilebilecek türden değildir. Bu noktada kararın temenniden öte gidemeyeceğini kabul etmek gerekir. G-20 ülkeleri global kriz ile gerçekten “birlikte” mücadele edecekse bu konuya gelene kadar çözülmesi gereken birçok karmaşık denklemi çözmeleri gerekecektir.




Hızlı Menü : Ekle Kaldır
Yazdır Arkadaşına gönder
©2012 Deloitte Türkiye. Deloitte; bir veya birden fazla, ayrı ve bağımsız birer yasal varlık olan, İngiltere mevzuatına gore kurulmuş olan Deloitte Touche Tohmatsu Limited ve üye firma ağına atfedilmektedir. Deloitte Touche Tohmatsu Limited ve üye firmalarının yasal yapısının detaylı açıklaması için lütfen www.deloitte.com/about adresine bakınız.