Yeminli Mali Müşavirlerin uygulamada karşılaştıkları sorunların giderilmesi ve aralarında yeknesaklığın sağlanması amacıyla Ankara Yeminli Mali Müşavirler Odası Mevzuat İzleme ve Değerlendirme Komisyonu kendisine Yeminli Mali Müşavirler tarafından getirilen sorunlar konusunda kararlar almış olup, komisyonun 2006 yılı karar özetleri aşağıdaki gibidir.
Uluslararası Taşımacılık Yapmak Üzere Satın Alınan Taşıt Aracı İçin Yüklenilen Atik Kdv Nin İade Konusu Yapılabilmesi İçin Taşıtın Fiilen Taşımacılık İşinde Kullanılması Gerektiği:
Uluslararası taşımacılık yapmak üzere satın alınan taşıt aracı için yüklenilen ATİK KDV sinin iade konusu olabilmesi için taşıt aracının fiilen taşımacılık faaliyetinde bulunarak hasılata katkıda bulunması gerektiği ve KDV iadesi yapılacak dönemin fiilen taşımacılık yapılan dönemden itibaren mümkün olabileceği, sonucuna varılmıştır.
Hasara Uğrayan Sabit Kıymetlere İlişkin Yüklenilen Kdv Nin İndirime Konu Edilebileceği:
a) KDV Kanunu'nun 30/c maddesinde hasara uğrayan sabit kıymetlere ilişkin olarak yüklenilen KDV'lerin indirilemeyeceği yönünde yasal bir belirleme bulunmadığı,
b) Yasada geçen "zayi olma" ibaresinin çalınma ve benzeri nedenlerle tamamen ortadan kalkan, yok olan kıymetleri kastettiği,
c) Kaza ve benzeri nedenlerle hasara uğrayan ve kullanılamaz hale gelen sabit kıymetler için amortisman ayrılmaya devam edileceği; bu kıymetler hasara uğramış olsa bile amortisman yoluyla gider veya maliyet yazıldığı; gider ve maliyetlerin KDV'sinin de indirime tabi tutulabileceği,
d) KDV Kanunu'nun 30/c maddesinde "zayi olan" ifadesinin yalnızca malları kastettiği; amortismana tabi sabit kıymetleri bu kapsamda değerlendirmenin mümkün olmadığı; Kanunun lafzının, sabit kıymetleri kastetmemesinin de normal olduğu; zira sabit kıymetlerin bedelinin bu kıymetler hasara uğrasalar dahi her halükarda amortisman yoluyla gidere veya maliyete dönüştüğü;
e) Hasara uğrayan sabit kıymetlerin kullanım süreci içinde işletmede bir katma değer yarattığı,
gerekçeleri ile
muhtelif nedenlerle hasara uğrayan ve kullanılamaz hale gelen sabit kıymetlere ilişkin yüklenilen katma değer vergilerinin indirime konu edilebileceği ve katma değer vergisi düzeltilmesine gerek bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Yatırım İndiriminin Üç Yılla Sınırlandırılamasının Hukuki Güvenlik, Kanunların Geriye Yürümezlik Ve Genellik İlkelerine Aykırı Olduğu:
1- Yatırımların ve istihdamın artırılması için sektörel ve bölgesel özellikler dikkate alınarak yatırım indirimi uygulamasının vergi sistemimizde bir süre daha kalmasında yarar bulunduğu,
2- 5479 sayılı Kanunla GVK'na eklenen geçici 69. madde hükmünün kazanç yetersizliği nedeniyle 2006 yılına devreden yatırım indirimi hakkının indirilmesinin üç yıl süre ile sınırlandırılmasını ve bu haktan yararlanacak mükelleflerin vergi oranlarında yapılacak oran indirimlerinden yararlanamayacaklarına ilişkin düzenlemelerin hukuki güvenlik ilkesine, kanunların geriye yürümezlik ilkesine ve genellik ilkesine aykırı olduğu,
3- 2005 yılından devreden yatırım indiriminden yararlanacak olanların tercihlerini geçici vergi dönemlerinde veya izleyen yıllarda değiştirip değiştiremeyecekleri, iktisadi ve teknik bütünlükten ne anlaşılması gerektiği, konularının açıklanması amacıyla Maliye Bakanlığınca acilen bir Genel Tebliğ çıkarılmasında yarar bulunduğu,
Görüş ve kanaatine varmıştır.
39 Sıra Nolu Ymm Genel Tebliği Taslağı İle Getirilmesi İstenen Esasların Değişirilmesi Gerektiği:
3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’na ilişkin olarak Gelir İdaresi Başkanlığı internet sitesine konan 39 Sıra Nolu Genel Tebliğ Taslağı ile getirilmesi düşünülen (Bu tebliğin konusunu, 4325 sayılı “Olağanüstü Hal Bölgesinde ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde İstihdam Yaratılması ve Yatırımların Teşvik Edilmesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” kapsamında birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işi yapan mükelleflere ödenen istihkaklar üzerinden hesap dönemi içinde indirim oranı uygulanmaksızın tevkif edilen vergilerin, hesap dönemi sonu itibariyle 4325 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin (b) fıkrasında yer alan vergi indirimi uygulamasına tabi tutulması ve indirim uygulaması nedeniyle oluşan vergi farkı tutarının yeminli mali müşavir tasdik raporuna istinaden mükelleflere iade edilmesi oluşturmaktadır), esaslar değerlendirmiş olup, değerlendirme sonucunda;
1-30 Sıra nolu tebliğdeki esaslara paralel olarak eskiden olduğu gibi YMM raporuyla stopajsız ödeme uygulamasının sürdürülmesinin yerinde olacağı,
2-4325 sayılı yasa kapsamında yapılan ve istisna uygulaması açısından birden fazla dönemi kapsayan yıllara yaygın inşaat ve onarma işlerinden sağlanan kazancın GVK’nun 42. maddesi uyarınca işin bittiği yılın kazancı sayılması gerektiği, ancak kazancın, gerçekleşen harcama tutarları esas alınark, tam istisna, kısmi istisna ve istisnanın olmadığı dönemlere dağıtılarak vergilendirilmesi gerektiği,
3-Aynı yöntemin bu işlerden kaynaklanan zarar tutarlarına da uygulanması gerektiği,
4-Bu hususlara hazırlanmakta olan 39 Sıra Nolu Tebliğ ‘de yer verilmesinin uygulamada yaşanan tereddütlerin giderilmesi yönünde uygun olacağı, sonucuna varılmıştır.