Gelişmiş Arama
Anasayfa Site Haritası İletişim
 
Ana Sayfa > Haberler > ''Torba Tasarı'' TBMM Plan ve Bütçe...
 

''Torba Tasarı'' TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundan Geçti.


14 Ocak 2011 tarihinde, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tarafından, kamu alacaklarını yeniden düzenleyen kanun tasarısı kabul edilmiştir.

Kabul edilen maddelere göre, 31 Aralık 2010 tarihine kadar olan ödenmemiş vergiler, trafik cezaları, idari para cezaları, gümrük vergileri, sigorta primleri, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi, damga vergisi, özel işlem vergisi, eğitime katkı payı, belediyelerin su bedeli alacakları, büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin su ve atık su bedeline ilişkin alacaklar kapsam içerisinde olacaktır.

Buna göre, vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olan vergilerin ve gümrük vergilerinin ödenmemiş kısmı, TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak yeniden hesaplanacaktır. Borcun ödenmesi halinde, vergi cezalarından ve buna bağlı gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilecektir.

Uygulamadan yararlanmak isteyenlerin dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları gerekecektir.

Tasarının kanunlaşıp yayımlandığı tarih itibarıyla ilk derece yargı mercileri nezdinde dava açılmış ya da dava açma süresi henüz geçmemiş olan ikmalen, resen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklarda; vergilerin/gümrük vergilerinin yüzde 50'si ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine, kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak, hesaplanacak tutarın vergilerin yüzde 50'si ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı ve aslına bağlı olarak kesilen cezalar ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir. Gümrük vergilerine ilişkin gümrük yükümlülüğü doğmuş ve idari itiraz süresi geçmemiş veya idari itiraz mercilerine intikal etmiş bulunan tahakkuklar hakkında da bu hüküm uygulanacaktır.

Bölge idare mahkemeleri veya Danıştay nezdinde, ilgisine göre itiraz/temyiz süreleri geçmemiş ya da itiraz ve temyiz yoluna başvurulmuş veya karar düzeltme talep süresi geçmemiş, karar düzeltme yoluna başvurulmuş olan ikmalen, resen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklarda, bu maddeye göre ödenecek alacak asıllarının tespitinde, tasarının kanunlaşıp yayımlandığı tarih itibarıyla tarhiyatın/tahakkukun bulunduğu en son safhadaki tutar esas alınacaktır.

Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilmekte olan kamu alacaklarından yıllık gelir veya kurumlar vergilerini, gelir (stopaj) vergisi, kurum (stopaj) vergisi, KDV ve ÖTV için başvuruda bulunan mükelleflerin taksit ödeme süresince, bu vergi türleri ile ilgili verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergileri, çok zor durum olmaksızın her bir vergi türü itibarıyla bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri ya da eksik ödemeleri halinde, yapılandırılan borçlarına ilişkin kalan taksitlerini ödeme haklarını kaybedeceklerdir.

Madde kapsamına giren alacaklara karşı dava açılmaması, açılmış davalardan vazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmaması şart olacaktır.

Başvuruda bulunan ancak bu düzenlemede belirtilen ödeme şartını yerine getirmeyen borçlulardan ilk tarhiyata/tahakkuka göre belirlenen alacaklar, başka bir işleme gerek olmaksızın takip edilecektir.

Tasarının kanunlaşıp yayımlandığı tarihten önce başlanıldığı halde, bu tarihe kadar tamamlanamamış olan vergi incelemeleri ile takdir işlemlerine devam edilecektir. Bu safhada bulunan alacaklar da kanun kapsamına alınacaktır.

Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri, verdikleri yıllık beyannamelerinde vergiye esas alınan matrahlarını, tasarının kanunlaşıp yayımlandığı tarihi izleyen 2. ayın sonuna kadar;

2006 yılı için yüzde 30,

2007 yılı için yüzde 25,

2008 yılı için yüzde 20,

2009 yılı için yüzde 15

oranlarından az olmamak üzere artırdıkları takdirde, yıllık gelir ve kurumlar vergisi incelemesine tabi tutulmayacak ve bu yıllara ilişkin olarak daha sonra tarhiyat yapılmayacak.

Gelir vergisi mükelleflerinin, artırımda bulunmak istedikleri yıl ile ilgili verdikleri beyannamelerinde, zarar beyan edilmiş olması ya da hiç beyanname verilmemiş olması halinde, vergilendirmeye esas alınacak matrah; işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerde,

2006 yılı için 6 bin 370 liradan,

2007 yılı için 6 bin 880 liradan,

2008 yılı için 7 bin 480 liradan,

2009 yılı için 8 bin 150 liradan

az olamayacaktır.

Vergilendirmeye esas alınacak matrah; bilanço esasına göre defter tutan mükellefler ile serbest meslek erbabı için;

2006 yılı için 9 bin 550 liradan,

2007 yılı için 10 bin 320 liradan,

2008 yılı için 11 bin 220 liradan,

2009 yılı için 12 bin 230 liradan

az olamayacaktır. Ancak, sadece basit usulde vergilendirilenler için vergilendirmeye esas alınacak asgari matrah, bilânço esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenmiş tutarların ilgili yıllar itibarıyla 1/10’undan, geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından oluşanlar için 1/5’inden, geliri bunlar dışında kalan diğer gelir vergisi mükellefleri için ise işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenmiş tutardan az olamaz.

Kurumlar vergisi mükelleflerinin artırımda bulunmak istedikleri yıl ile ilgili verdikleri beyannamelerinde, zarar beyan edilmiş olması ya da hiç beyanname verilmemiş olması halinde, vergilendirmeye esas alınacak matrah;

2006 yılı için 19 bin 110 liradan,

2007 yılı için 20 bin 650 liradan,

2008 yılı için 22 bin 440 liradan,

2009 yılı için 24 bin 460 liradan

az olamayacaktır.

Artırılan matrahlar, yüzde 20 vergilendirilecek ve ayrıca bir vergi ya da fon alınmayacaktır.

Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin matrah artırımında bulundukları yıllara ait zararların yüzde 50'si, 2010 ve izleyen yılların karlarından mahsup edilmeyecektir.

KDV mükellefleri, verdikleri beyannamelerinde hesaplanan KDV'nin yıllık toplamı üzerinden;

2006 yılı için yüzde 3,

2007 yılı için yüzde 2,5,

2008 yılı için yüzde 2,

2009 yılı için yüzde 1,5

oranına göre belirlenecek KDV'yi, vergi artırımı olarak tasarının kanunlaşıp yayımını izleyen 2. ayın sonuna kadar beyan etmeleri halinde, KDV yönünden vergi incelemesi ve tarhiyata tabi tutulmayacaktır.

Tecil-terkin uygulamasından faydalanan mükelleflerde artırıma esas tutarın belirlenmesinde, tecil edilen vergiler hesaplanan vergiden düşülecektir.

Hizmet erbabına ödenen ücretlerden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanların, her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri muhtasar beyannamelerinde yer alan ücret ödemelerine ilişkin gayrisafi tutarların yıllık toplamı üzerinden;

2006 yılı için yüzde 5,

2007 yılı için yüzde 4,

2008 yılı için yüzde 3,

2009 yılı için yüzde 2

oranında hesaplanacak gelir vergisini, tasarının kanunlaşıp yayımlandığı tarihi izleyen 2. ayın sonuna kadar başvurarak, artırımda bulunmayı kabul etmeleri halinde, gelir (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır.

Vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanların, ilgili yıl içinde verdikleri muhtasar beyannamelerinde yer alan ödemelere ilişkin gayrisafi tutarların yıllık toplamı üzerinden; yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemeler, mal ve hakların kiralanması karşılığı yapılan ödemeler ile kooperatiflere ait taşınmazların kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemeleri için ayrı ayrı olmak üzere;

2006 yılı için yüzde 5,

2007 için yüzde 4,

2008 için yüzde 3,

2009 için yüzde 2

oranında hesaplanacak vergiyi; inşaat ve onarma işlerini yapanlara verilen hakediş ödemeleri için 2006-2009 yılları için her bir yıl itibarıyla yüzde 1 oranında, çiftçilerden satın alınan zirai mahsuller ve hizmetler için yapılan ödemeler için yüzde 1 oranında, “esnaf muaflığından” yararlananlara mal ve hizmet alımları karşılığında yapılan ödemeler için yüzde 2 oranında hesaplanacak vergiyi, tasarının kanunlaşıp yayımını izleyen 2. ayın sonuna kadar başvurup artırımda bulunmayı kabul etmeleri halinde, gelir ve kurumlar vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacak. Artırımda bulunulması durumunda, ayrıca gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulması şartı aranmayacaktır.

Gelir ve kurumlar vergisi artırımında bulunmak isteyenlerin, yıl içinde işe başlamaları ya da işi bırakmaları halinde, faaliyette bulunulan vergilendirme dönemleri için artırımda bulunulacaktır.

Hesaplanan veya artırılan vergiler, belirtilen süre ve şekilde ödenecektir. Vergilerin belirtilen süre ve şekilde ödenmemesi halinde, oranın bir kat fazlası oranında uygulanacak gecikme zammıyla birlikte tahsil edilecek. Hesaplanarak veya artırılarak ödenen vergilerde, indirim, mahsup ve iade konusu yapılmayacaktır. Daha önce vergi incelemesi yapılan mükellefler, vergi incelemesi yapılan yıllar için de artırımda bulunabilecektir.

Bu düzenlemeye göre matrah veya artırımda bulunulması, tasarının kanunlaşıp yürürlüğe girdiği tarihten önce başlanılan vergi incelemelerine engel teşkil etmeyecektir.

Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (adi, kollektif ve adi komandit şirketler dahil), işletmelerinde mevcut olduğu halde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşları; kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşunca tespit edilecek rayiç bedelle, tasarının kanunlaşıp yayımlandığı tarihi izleyen 3. ayın sonuna kadar bir envanter listesiyle vergi dairelerine bildirerek, defterlerine kaydedebilecektir. Böylece gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin yasal kayıtlarının gerçek durumu yansıtır hale getirilmesi hedeflenmektedir.

Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan kasa mevcudu ve ortaklardan alacaklar hakkında aşağıdaki hükümler uygulanacaktır.

a) Bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükellefleri, 31/12/2010 tarihi itibarıyla düzenleyecekleri bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ve işletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarlarını bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltebileceklerdir.

b) (a) bendi kapsamında beyan edilen tutarlar üzerinden % 5 oranında hesaplanan vergi, beyanname verme süresi içinde ödenecektir.

c) Bu fıkra kapsamında ödenen vergiler, gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edilemeyecektir. Beyan edilen tutarlar ve ödenen vergiler, kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmeyecektir. Bu fıkra uyarınca beyan edilen tutarlar nedeniyle ilave bir tarhiyat yapılmayacaktır.

Maliye Bakanlığı, bu maddenin uygulanması ile ilgili olarak yılı içerisinde ödenmesi gereken vergilerin ödeme sürelerinde değişiklik yapmaya, 213 sayılı Kanun hükümlerine göre bildirimde bulunma zorunluluğu getirmeye ve uygulamaya ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.



Hızlı Menü : Ekle Kaldır
Yazdır Arkadaşına gönder
©2012 Deloitte Türkiye. Deloitte; bir veya birden fazla, ayrı ve bağımsız birer yasal varlık olan, İngiltere mevzuatına gore kurulmuş olan Deloitte Touche Tohmatsu Limited ve üye firma ağına atfedilmektedir. Deloitte Touche Tohmatsu Limited ve üye firmalarının yasal yapısının detaylı açıklaması için lütfen www.deloitte.com/about adresine bakınız.